Hukukun Temel Kavramları Ders Notları

Hukukun temel kavramları ders notları , Güz vize ve final ders notları. Açık öğretim fakultesi Hukukun temel kavramları dersi çalışma notları. Sosyal hayat , Normlar , Hukukun yaptırımları , Hukuki ehliyetler , hukukun dalları , devletin varlığı gibi konuları içerir. Sosyal hayatı düzenleyen kurallar , din kuralları , Ahlak kuralları , görgü kuralları gibi kurallarıda içerir.

HUKUKUN TEMEL KAVRAMLARI

SOSYAL HAYATI DÜZENLEYEN KURALLAR

İnsanlar, toplumsal hayat içinde belli kural ve kaidelere göre yaşamaktadır. Sosyal hayatı düzenleyen bu kurallar, zamanla gelişen ve toplumların ihtiyaçları doğrultusunda şekillenen kurallar bütünü olarak karşımıza çıkmaktadır.

Sosyal düzel kurallarına uymamanın sonucunda yaptırım ( müeyyide ) uygulanır.

SOSYAL HAYATI DÜZENLEYEN KURALLAR

1- Din Kuralları: Toplumları ve kişileri belli emir ve yasaklara sevk eden, ilahi bir güce dayanan kurallar bütünüdür. Kötülük yapmamak, yalan söylememek vs. Din kurallarına uymamanın yaptırımı günahkar sayılmaktır. Manevi yaptırıma sahiptir.

2- Ahlak Kuralları: Kişinin iyi yada kötü davranışları yapması veya yapmaması şeklindeki sorumluluklarla yüklenmesini ifade eden kurallar bütünüdür.

Kişinin kendi nefsine karşı sorumlu oldukları ahlak kurallarına Sübjektif, başkalarına karşı sorumlu oldukları ahlak kurallarına Objektif ahlak kuralları denir.

Yaptırımı ayıplama şeklinde ortaya çıkmaktadır. ve manevidir.

3- Görgü Kuralları: Nezaket Kurallarını içeren ve toplumu bu yönde düzenleyen kurallar bütünüdür. Yaptırımı kınama, dışlanma şeklinde ortaya çıkar ve manevidir. Yazılı olmayan kurallar bütünü olarak ortaya çıkan görgü kuralları genel ve soyut nitelikte değil, bölgesel ve dönemsel olarak ortaya çıkmaktadır.

4- Hukuk Kuralları: Hukuk Kuralları maddi yaptırıma sahip olan davranış kurallarıdır. Hukuk kuralları diğer kurallara nazaran cebri müeyyideye sahiptir. Hukuk kurallarında toplumun otokontrolü ortadan kalkar ve devreye devlet girer. Bu kurallar herkes için geçerli, ve bağlayıcı ve devamlıdır.

YAPTIRIM

Sosyal düzen kurallarına uymamanın sonucu olarak karşılaşılan tepkiye yaptırım, bir diğer adıyla müeyyide denilir. Müeyyide maddi ve manevi olarak ikiye ayrılır.

Yaptırımlar kendi içinde beş başlık altında toplanabilir;

1- Ceza: Kanunun suç saydığı fiillere karşı öngörülen yaptırım türüdür. Kanunsuz suç ve ceza olmaz, yani suçlar ve cezalar ancak kanunla konulur ve kanunla kaldırılır.

2- Cebri İcra: Sorumluluklarını yerine getirmeyen kişilere karşı öngörülen yaptırım türüdür. Devlet eliyle kişinin yükümlülüğünü yerine getirmesi sürecidir.

3- Tazminat: Kişiye verilen zarar karşılığında öngörülen yaptırım türüdür. Maddi ve manevi olarak ikiye ayrılır.

4- İptal: İdarenin yapmış olduğu yanlış bir işlem veya eylem sonucunda öngörülen yaptırım türüdür.

5- Hükümsüzlük: Hukuki işlemelerin kanunun öngördüğü şekillerle yapılmaması sonucu ortaya çıkan yaptırım türüdür. Yokluk, butlan ve tek taraflı bağlamazlık şeklinde ortaya çıkar.

Yokluk: Hukuki işlemin kurucu unsurlarından birinde var olan eksiklik sonucu ortaya çıkan yaptırım türüdür. ( Resmi nikah memuru karşısında yapılmayan evlilikler)

Butlan: Hukuki işlemin var olduğu, ancak geçersiz olduğu durumlarda ortaya çıkan yaptırım türüdür. ( ayırtım gücü olmayan kişilerin yaptığı evlilikler)

Tek Taraflı Bağlamazlık: Hukuki işlemi yapan taraflardan birisinin sözleşme ehliyetinin olmaması  durumunda  ortaya  çıkan yaptırım türüdür.

Hukukun Kaynakları

Hukukun kaynaklarını üç ana başlık altında toplayabiliriz. Bunlar; Yazılı Kaynaklar, Yazısız Kaynaklar ve Yardımcı Kaynaklardır.

1- Yazılı Kaynaklar: Devletin yetkili makamları tarafından oluşturulmuş hukuk kurallarıdır. Bu kuralların bir diğer adı Mevzuattır. Anayasa, Kanun Hükmünde Kararname, Kanun, Tüzük ve Yönetmelik örnek olarak gösterilebilir.

Anayasa: Anayasa devletin temel yapısını, yönetim biçimini, devlet organlarının birbirleriyle olan ilişkilerini, kişilerin temel hak ve hürriyetlerini düzenleyen temel metindir.

Kanun: Anayasanın yetki verdiği organ tarafından( TBMM ) yazılı bir şekilde oluşturulan, genel, sürekli ve soyut hukuk kurallarından ibarettir. Kanunlar geriye yürütülemez. Kanunların genel olması demek herkese aynı şekliyle uygulanması demektir.

Kanun Hükmünde Kararname: TBMM’nin bir kanunla yetki vermesi üzerine Bakanlar Kururlu tarafından, belli konuları düzenlemek amacıyla çıkarılan yazılı hukuk kurallarıdır. KHK’ler aynı kanunlar gibi resmi gazetede yayımlanır ve yürürlüğe girer. KHK’ler, Kanunlar kadar bağlayıcılık arz eder. KHK çıkarma yetkisi, ülkemizde ilk defa 1961 Anayasasında 1971 yılında yapılan bir değişiklikle ortaya çıkmıştır.

Tüzük: Tüzük herhangi bir kanunun uygulanmasını göstermek veya kanunun emrettiği işleri belirtmek üzere, kanunlara aykırı olmamak şartıyla Danıştay’ın incelemesinden geçirilerek Bakanlar Kurulu tarafından çıkarılırlar. Cumhurbaşkanı tarafından imzalanır ve Kanunlar gibi resmi gazetede yayımlanır. Tüzük çıkartma yetkisi Anayasamızca sadece Bakanlar Kuruluna tanınmıştır.

Yönetmelik: Başbakanlık, Bakanlıklar, Bakanlar Kurulu ve Kamu Tüzelkişilerinin kendi görev alanlarını ilgilendiren kanunların ve tüzel kişilerin uygulanmasını sağlamak üzere ve bunlara aykırı olmamak şartıyla çıkarttıkları yazılı hukuk kurallarıdır.

2- Yazısız Kaynaklar: Toplumda uzun yıllar uygulana gelen ve herkesçe kabul gören, bu kurallara uyulmasının mutlak kabul edildiği örf ve adetler, hukukun yazısız kaynaklarını oluşturmaktadır.

3- Yardımcı Kaynakları: Bunlarda Yargı içtihatları ve Doktrin ( Bilimsel Görüşler ) olmak üzere iki kısma ayrılmaktadır.

KANUN BOŞLUĞU VE HUKUK BOŞLUĞU

Kanun Boşluğu: Somut olaya uygulanacak yazılı bir hukuk kuralının olmaması ya da kuralın somut olaya tam olarak uygulanamamasıdır. Yasa koyucu bu boşluğu bazen bilerek; bazen de istemeden sebep olmaktadır. Kanun boşluğu söz konusu olduğunda hakim önüne gelen meseleyi yazısız hukuka bakarak çözer ve boşluğu doldurur.

Hukuk Boşluğu: Hem Yazılı Hukukta hem de Yazısız Hukukta sorunu çözecek bir kural mevcut değildir. Bu durumda hakim meseleyi yasa koyucu gibi düşünerek yani kendisi hukuk yaratarak çözecektir.

Kural İçi Boşluk: Bu boşluk türü de aslında bir kanun maddesi vardır. Ancak içi boştur. Hakim taktir yetkisini kullanarak bu boşluğu doldurmak zorundadır. Mesela velayet davalarında çocuğun velayeti hakimin taktirindedir.

HUKUKUN DALLARI

1- Kamu hukuku

Devlet – Devlet arasındaki ilişkiyi düzenler

Devlet – Birey arasındaki ilişkiyi düzenler:

Anayasa Hukuku, İdare Hukuku, Ceza Hukuku, Vergi Hukuku, İş Hukuku, İş Hukuku, Usul Hukuku, İcra ve İflas Hukuku, Uluslar arası

Hukuk

2- Özel Hukuk

Birey – Birey arasındaki ilişkiyi düzenler.

Medeni Hukuk, Borçlar Hukuku, Ticaret Hukuku, Devletler Özel Hukuku

HAK

Hak: hukuk düzeni tarafından kişilere tanınmış olan irade gücüdür. Nitelikleri bakımından haklar ikiye ayrılır. Mutlak haklar ve nispi haklar.

Mutlak Haklar: sahibine en geniş yetkiler veren, her zaman ve herkese karşı ileri sürülebilen haklara verilen addır.

Nispi Haklar: Sadece taraflar arasında ileri sürülebilen haklardır.

Hakların Edinilmesi

Hakkın kazanılması deyimi, bir hakkın bir kişiye bağlanmasını, yani bir hak ile bir kişi arasında bir bağlantı kurulmasını ifade etmektedir. Hakları doğuran üç olgu vardır.

Hukuki Olay: Hukuk düzeninin kendilerine hukuki sonuçlar bağladığı olaylardır.

Hukuki Fiil

İnsan iradesinin ürünü olan ve kendisine hukuki sonuçlar bağlanan olaylardır.

Hukuki İşlem

Bir veya birden fazla kimsenin hukuki bir sonuca yöneltilmiş irade açıklaması demektir.

KİŞİ

Hukukta kişi terimi, haklara ve borçlara sahip olabilen varlıklar hukuk açısından birer kişidir.

Hukuk düzeni biri gerçek kişi, diğeri tüzel kişi olmak üzere kişilik kavramını ikiye ayırmaktadır.

Gerçek Kişiler insandır. Tüzel Kişiler ise belli bir amacı gerçekleştirmek üzere kurulmuş ve hukuk düzeninin aradığı koşullara sahip bulunan kişi ya da mal topluluklarıdır.

Ehliyet Açısından Kişilerin Sınıflandırılması

Tam Ehliyetliler: Ayırt etme gücüne sahip, ergin ve kısıtlı olmayan kişilerdir. Bunların fiil ehliyetleri tamdır. Kendi fiilleri ile hak kazanabilir ve borç altına girebilirler. Tam ehliyetliler verdikleri her zarardan sorumludurlar.

Sınırlı Ehliyetliler: Kendilerine yasal danışman tayin edilmiş kimselerdir. Yasal danışman, kanuni temsilci olmadığı için bu işlemleri tek başına yapamaz işlem yine kendisine danışman tayin edilen kişi tarafından yapılır. Yasal danışman sadece bu işleme muvaffakiyet bildirmek hakkına sahiptir.

Sınırlı Ehliyetsizler: ayırtım gücüne sahip olan küçükler ya da ayırtım gücüne sahip kısıtlılardır. Bunlar ehliyetsizdirler fakat bazı durumlarda ehliyetsizlikleri sınırlandırılmıştır. Ayırtım gücüne sahip küçükler ile kısıtlılar kanuni temsilcilerinin rızası olmadan bizzat kendi tasarrufları ile işlem yapamazlar. Ancak haksız fiillerinden doğan zarardan sorumludurlar. Sınırlı ehliyetsizler için kanun tarafından temsilciler öngörülmüştür. Küçükler için velayet, kısıtlılar içinde vesayet kanunla düzenlenmiştir.

Tam Ehliyetsizler: Ayır etmek gücüne sahip olmayanlar tam ehliyetsizler grubuna girerler. Böylece prensip olarak ayır etme gücü bulunmayan kişilerin fiilleri ve özellikle yaptıkları hukuki işlemleri geçersiz olduğu gibi ayırt etme gücüne sahip bulunmayanlar haksız fiillerinden ve borca aykırı davranıştan sorumlu tutulamazlar.

DEVLET: Bir insan topluluğunun, belli bir toprak parçası üzerinde egemenlik kurmasıyla oluşmaktadır. Devlet kuran insan topluluğunun sayısının ya da toprak parçasının büyüklüğünün önemi yoktur.

Toplum bilimi açısından devlet; toplumun örgütlenme modelidir.

Siyaset      bilimi      açısından devlet; kurumsallaşmış siyasal iktidar tipidir.

Hukuk bilimi açısından devlet ise egemen kamu tüzel kişisidir.

NOT: Hukuk Bilimi açısından devletin iki özelliği vardır.

a) Egemen olmasıdır. Egemenlik ise İç ve Dış Egemenliktir. İç Egemenlik: Yasama, Yürütme ve Yargı yetkisine sahip olmaktır.

b) Tüzelkişi olmasıdır. Devlet Tüzelkişi olduğu için hak ve eylem ehliyetine sahiptir. Dolayısıyla hak ve borç altında girebilir. Davalı ve davacı olabilir. Mal varlığı edinebilir. Devlet hukuku koyan temel güçtür. Sözgelimi devlet kendi alacağını kendisi tahsil edebilir. Kamu yararı için kamulaştırma yapabilir.

DEVLETİN VARLIK KOŞULLARI

Devletin varlığı için gerekli koşullar üç tane olup bunlar:

1-Topluluk (Millet)

2- Ülke (Toprak – Vatan)

3- Egemenlik (İktidar) dır.

DEVLET ŞEKİLLERİ

Devlet şekilleri kendi içerisinde:

A) Yapısına Göre Devlet Şekilleri,

B) Egemenliğine Göre Devlet şekilleri, olmak üzere iki ana grupta incelenir.

A) YAPISINA GORE DEVLETLER

Yapısına göre devletler kendi içerisinde tek yapılı devletler ve karma ( Bileşik ) yapılı devletler olmak üzere iki ana grupta incelenir.

1- TEK YAPILI DEVLETLER: Tek Yapılı Devletler kendi içerisinde Üniter Devletler ve Bölgeli Devletler olmak üzere iki kısıma ayrılmıştır.

a) Üniter Devlet: Üniter devlet tek bir hukuk ve yasa birliği olan devlettir. Yani ülke sınırları içinde Yasama, Yürütme ve Yargılama birliği vardır. Türkiye Cumhuriyeti Üniter bir devlettir. Çünkü insan topluluğu, toprak parçası, egemenliği ve organları tektir. Anayasamızda Türkiye Cumhuriyeti Devleti ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğünü ifade etmektedir. Buradaki bölünmezlik ilkesi, devlet yapısı bakımından Üniter devlet olduğudur.

b) Bölgeli Devlet: Bölgeli Devlet, milletlerin özerkliğini tanımakla birlikte, ulusun tekliğini ve ülkenin bölünmez bütünlüğünü koruyan devlet modelidir. Bölgeli Devlette bir yandan milletin tekliği ve ülkenin bölünmez bütünlüğü korunarak tek yapılı devlet özelliği korunurken, diğer yandan bölgedeki milletlerin özerkliği kabul edilerek Federal devletlere özgü bir yönetim tarzı da benimsemek suretiyle, Üniter devlet anlayışını yumuşatmaktadır. Bölgeli devlette bölgelerin, merkezi devletten ayrı Yasama ve Yürütme organları vardır. Ama bunların yetkileri Federe devlete göre sınırlıdır. Federal Devletten farklı olarak bölgeli devlette yargı birliği vardır. Tipik örmeği 1978 Anayasanı ile İspanya’da uygulanmakta olan bir yapılanmadır.

2- KARMA (BİLEŞİK) YAPILI DEVLETLER:

Karma yapılı devlet egemenliğin tek olmadığı, devlet örgütünün tek bir bütün olmadığı, hukuk birliğinin olmadığı, yani birden çok devletten oluşan devletler topluluğudur. Karma devlet iki veya daha çok devletin sık veya gevşek bağlarla birleşmelerinden meydana gelmiş bir devlet çeşididir. Karma yapılı devletler ise kendi içinde devlet birlikleri ve devlet toplulukları olmak üzere ikiye ayrılmaktadır.

a) Devlet Birlikleri: Devlet Birlikleri, iki ayrı devletin ayrılıklarını az veya çok koruyarak birleşmesinden meydana gelen devlet biçimidir.

b) Devlet Toplulukları: Devlet toplulukları da iki veya daha fazla devletin bir araya gelmesiyle oluşturdukları bileşik devletlerdir. Devlet toplulukları kendi içerisinde Konfederasyon ve Federasyon olmak üzere ikiye ayrılır.

KONFEDERASYON:

İkiden fazla devletin bağımsızlıklarını koruyarak, ortak ve sınırlı menfaatlerini sağlamak amacıyla bir anlaşma ile kurdukları ve istedikleri zaman kopabildikleri devlet topluluklarıdır. Çağımızda federasyon öncesi bir aşamadır.

FEDERASYON, FEDERAL DEVLET:

Birden çok devletin, ortak, fakat sınırlı olmayan yaşamsal çıkarlarını korumak amacıyla ortak bir anayasa ile birleşmelerinden meydana gelen devlet topluluklarıdır.

Federasyon, kendi içlerinde belli bir özerkliği koruyarak iki veya daha çok devletin aynı merkezi iktidara tabi olmak suretiyle oluşturduğu bir devlet topluluğudur. Federal Devlette ülke ve insanlar için iki ayrı egemenlik söz konusudur. Yönetim katılma ve özerklik esasına göre sağlanır. Özerklik, Federal Devleti oluşturan Federe Devletler’in kendilerine özgü yetkilerinin olması ve yetkilerini merkezi Federal otoritenin müdahalesi olmaksızın kullanabilmeleridir.

Federe Devletler Anayasanın belirlediği çerçeve içinde iç egemenliğe ve bu iç egemenliklerini kullanabildikleri yasama, yürütme ve yargı organlarına sahiptir. ABD, Almanya, Kanada, Avusturya, İsviçre, Avustralya ve Rusya Federasyonu Federal Devletlerdir.

KONFEDERASYON İLE FEDERASYON ARASINDAKİ FARKLAR

1- Konfederasyon uluslar arası anlaşmalarla, Federasyon ise anayasa ile kurulur.

2- Konfederasyon anlaşmayla girildiğinden Konfederasyona üye devletlerin istedikleri zaman çıkabilecekleri kabul edilmektedir. Federasyonda ise Federe devletlerin ayrılma hakları yoktur.

3- Konfederasyona üye devletler bağımsızdır. Federe devletler ise Federal Devlete bağlıdır.

4- Konfederasyonun Konfedere Devletler üzerinde zorlama gücü yoktur. Oysa Federal Devletlerin zorlama gücü vardır.

5- Konfederasyonda tek vatandaşlık vardır. Bu üye devletlerin vatandaşlığıdır. Federasyonda ise Federal vatandaşlık ve Federal vatandaşlık olmak üzere iki vatandaşlık söz konusudur.

6- Konfederasyonda üye devletlerin uluslar arası kişiliği vardır. Konfederasyonun tüzel kişiliği yoktur. Federasyonda yalnızca Federal Devletin uluslar arası kişiliği vardır. Ancak Federal Devletler ayrı tüzel kişiliklere sahiptir.

7- Konfederasyonun tek organı diyet adı verilen bir meclistir. Bu mecliste Konfedere Devletlerin temsilcileri vardır. Diyet meclisi genellikle bu delegelerin oy birliğiyle karar alabilir. Kararları da doğrudan konfedere devletlerde geçerli değildir. Diyet meclisinin kararlarının her Konfedere Devlet tarafından ayrıca onaylanması gerekir.

UNITER DEVLET İLE FEDERAL DEVLET

ARASINDAKİ FARKLAR

1- Üniter Devlette tek devlet vardır. Federal Devlette ise Federal Devlet ve Federe Devlet olmak üzere iki devlet vardır.

2- Üniter devlette tek bir hukuk düzeni vardır. Federal Devlette iki tür hukuk düzeni vardır. Birincisi Federal hukuk düzeni, ikincisi ise Federe Devletin kendi hukuk düzenidir.

3- Üniter Devlette yasama, yürütme ve yargı erkleri bir tanedir. Federal devlette iki tür erk vardır. Birincisi Federal Devletin yasama, yürütme ve yargı erkleri, ikincisi Federe Devletlerin yasama, yürütme ve yargı erkleridir.

B- EGEMENLİK KAYNAGINA GORE

DEVLET ŞEKİLLERİ

1- Monarşi: Devlet başkanının soya bağlı olarak geçtiği devlet biçimidir. Kendi içinde Mutlak Monarşi ve Meşruti Monarşi olmak üzere ikiye ayrılır.

Mutlak Monarşi: Devlet iktidarını paylaşan bir makam olmadığı tüm devlet yetkilerinin tek bir kişide toplandığı monarşi biçimidir. Bu yetkili kişiyi bağlayan bir organ yada anayasa yoktur.

Meşruti Monarşi: Yetkileri elide bulunduran kişinin yetkilerinin yasal bir sınırlandırmaya tabi tutulduğu yani sınırlandığı hükümet sistemidir. Devlet iktidarını sınırlandıran bir makam vardır. Yani padişahın yetkileri anayasa ile sınırlandırılmıştır.

2- Cumhuriyet: Egemenliğin bir kişiye veya bir zümreye değil toplumun tümüne ait olduğu devlettir. Devletin temel organları seçim ilkesine göre oluşturulur. Demokratik devlet olarak ta bilinir.

3- Ologarşik Devlet: Hâkimiyetin bir guruba veya bir sınıfa ait olduğu bir devlettir.

4- Teokratik Devlet: Din kurallarına göre yönetilen devlettir.

DEMOKRASİ: Halkın kendi kendisini yönetmesi, yani halk iktidarı demektir. Demokrasi teorisinde şu özellikler bulunmalıdır.

1- Temel kamu hakları tanınmış ve güvence altına alınmış olmalıdır.

2- Birden çok siyasi parti olmalıdır.

3- Muhalefetin iktidar olma şansı olmalıdır.

4- Seçimler serbest olmalıdır.

5-Seçimler düzenli aralıklarla tekrarlanmalıdır.

6-Siyasi    makamlar   seçimle   iş başına gelmelidir.

EGEMENLİĞİN KULLANILMASI BAKIMINDAN DEMOKRASİ TİPLERİ

1- DOĞRUDAN DEMOKRASİ: Bu sistemde halk egemenliğini doğrudan doğruya kullanır. Örneğin eski Yunan Şehir Devletleri’dir.

2-TEMSİLİ DEMOKRASİ: Egemenliğin kullanılması genel seçimle seçilmiş ulus adına hareket eden temsilcilere tanınmıştır.

NOT: Temsili Demokrasinin Araçları Şunlardır:

a- Parlamentonun feshi

b- Dilekçe hakkıdır.

3- YARI DOĞRUDAN DEMOKRASİ: Egemenliğin kullanılmasının halk ile temsilcileri arasında paylaşıldığı demokrasi tipidir. Egemenliğin kullanımı halkın seçtiği temsilcilere verilmiştir. Fakat bazı durumlarda halk, egemenliğin kullanılmasına doğrudan katılabilir. İsviçre ve İtalya

NOT: Yarı Doğrudan Demokrasinin Araçları Şunlardır:

a- Halk Oylaması ( Referandum ): Yasama işleri konusunda halk oyuna başvurma yöntemidir.

b- Halk Vetosu: Halk kendiliğinden harekete geçerek, Yasama organınca kabul edilmiş olan bir yasaya hayır diyebilmesidir.

c- Halk Girişimi: Halkın belli sayıda imza toplayarak belli bir konuda yasa çıkarması yada değişiklik yapması için Yasama organını harekete geçirmesidir.

d-Temsilcilerin Azledilmesi: Halkın çalışmasından memnun kalmadığı temsilcilerini görevden alınmasına imkan veren bir usuldür.

HÜKÜMET SİSTEMLERİ

Hükümet Sistemleri şu şekilde beş guruba ayrılmıştır.

1- Monarşik Hükümet Sistemi: Bu sistemde devlet içinde tek ve en yüksek otorite hükümdardır. Yasama, Yürütme ve hatta Yargı yetkisi hükümdarda toplanır. Yasama ve Yürütme kuvvetleri Yürütmede toplandığı hükümet sistemidir.

2- Meclis Hükümet Sistemi: Yasama ve Yürütme kuvvetinin Yasamada birleştiren hükümet sistemidir. Yasama organı hem kanun yapar hem de bu kanunları uygulamaktadır. Bu hükümet sisteminde yasama organı tek kişiliktir. Bu hükümet sisteminde meclis kendisini feshetme yetkisine sahiptir. Bu sistemde devlet başkanı olmadığı gibi, meclis başkanı yürütmenin’de başkanıdır. Bakanlar meclis içinden ve meclis tarafından tek tek seçilir.

3- Başkanlık Sistemi: Yasama ve yürütme işlemleri birbirinden kesin ve sert bir biçimde ayrılmıştır. Bu sistemde hem yürütme gücünün başı, hem de devletin başı olan başkanın belli bir süre için halk tarafından seçildiği ve yasama gücünün başkanı düşüremediği, başkanında yasama gücünü feshedemediği hükümet sistemidir. Yürütme organı tek kişiliktir. Başkanlık sistemi katı bir güçler ayrılığı ilkesine sahiptir. Başkan halk tarafından seçilir. Başkan yasama organını feshedemez ayını kişi hem yürütmede hem de yasamada yer alamaz. ( ABD, Şili, Kolombiya, Peru, Filipinler)

4- Parlamenter Sistem: Kuvvetlerin yumuşak ayrılığına veya işbirliğine dayanan hükümet sistemi olarak tanımlanır. Parlamenter sistemde yasama ve yürütme organları hukuken birbirinden bağımsız olmakla beraber, aralarında birtakım işbirliği ve etkileşim mekanizmaları da vardır. Bu unsurlar:

a- Yasama – yürütme ilişkisinin yumuşak güçler ayrılığına dayandığı ve yürütme gücünün yasama gücünden çıkıp, ona karşı sorumlu olduğu bir hükümet sistemidir.

b- Hükümet yasama organına karşı sorumludur.

c- Yürütme çift başlıdır. Devlet başkanı ve Bakanlar Kurulu diye ikiye ayrılır.

d- Devlet başkanı yasama organı karşısında sorumsuzdur. Fakat bakanlar kurulu yasama organına karşı sorumludur.

e- Yasama organı hükümeti güvensizlik oyuyla düşürebilir, Yürütme organı da yasama organını feshedebilir.

f- Aynı kişi hem yürütmede hem de yasamada yer alabilir. Yani bir kişi hem milletvekili hem bakan olabilir.

g-Bakanlar    kurulu    yasama organının çalışmalarına katılabilir.

5- YARI BAŞKANLIK SİSTEMİ: Devlet başkanı sabit bir dönem için genel oyla seçilir. Devlet başkanı yürütme yetkisini bir başkasıyla paylaşır. Başkan parlamentodan bağımsız olmakla beraber, yalnız başına veya doğrudan doğruya hükümet etmeye yetkili değildir.

 


Konu ile Alakalı Diğer Makalelerimiz

  • Açıköğretim Soru ve CevaplarıAçıköğretim Soru ve CevaplarıHer eğitim öğretin yılında on binlerce öğrenciye ev sahipliği yapan ve Türkiye’nin en büyük fakültesi unvanını elinde bulunduran AÖF yani Açık Öğretin Fakültesi Anadolu Üniversitesi bünyesinde bulu...
  • Aöf İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku 1.Ünite ders özetiAöf İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku 1.Ünite ders özetiAçık öğretim fakultesi Aöf İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku dersi 1. ünitesi ders özetini sizlerle paylaşıyoruz.İş Hukukunun Tarihsel Gelişimi , Aile Ekonomisi ve Kölelik Düzeni 10. yüzyıla kadar devam...
  • Uluslararası İktisat Ders Notu 1.Bölüm MerkantilistUluslararası İktisat Ders Notu 1.Bölüm MerkantilistKısacası Merkantalizm Altın , gümüş gibi değerli madenlerle ülke varlığının ölçülebileceğini ve asıl önemli olan dış ticaret fazlasını almak olduğunu savunan bir iktisat teorisidir.Merkantalistler ...

Add a comment »One comment to this article

  1. Teşekkürler yararlı bir not.

    Cevapla

Açık Öğretim Fakultesi Hakkında Bilmek istediklerinize Kolayca ulaşabileceğiniz Bir Ortam - Aöfdestek.Gen.Tr
Aöf hakkında bilgiler ve açıköğretim sınavı çıkmış sınav soruları ile açıktan okumayı kolaylaştıracak ipuçlarını paylaştığımız ayrıca video destekli ders konuları paylaştığımız bir portal.Ayrıca Açıköğretim Bölümleri , mezunları ne iş yapar gibi sorularıda cevapladığımız yazılarımızı yine portalımızda bulabilirsiniz.